alâ er resûli - resûlün üzerinde

  
Abdulbaki Gölpınarlı De ki: İtâat edin Allah'a ve itâat edin Peygambere. Gene de yüz çevirirlerse ona düşen, ancak kendisine yüklenen vazîfedir ve size düşen de, size yüklenen ve eğer ona itâat ederseniz doğru yolu bulursunuz ve Peygambere, apaçık tebliğden başka bir şey düşmez.
Abdullah Parlıyan De ki: Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, peygamberin sorumluluğu, kendisine yüklenen tebliğ görevidir, sizin sorumluluğunuz da, size yüklenen itaattir. Eğer O'na itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, sadece açık açık duyurmaktır.
Adem Uğur De ki: Allah'a itaat edin; Peygamber'e de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamber'in sorumluluğu kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak), sizin sorumluluğunuz da size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygamber'e düşen, sadece açık seçik duyurmaktır.
Ahmed Hulusi De ki: "Allâh'a itaat edin ve Rasûlüne itaat edin!". . . Eğer yüz çevirirseniz, Onun üzerine düşen sadece kendisine yükletilendir (tebliğ görevi); size de düşen size yükletilendir (itaat görevi)! Eğer O'na (Rasûle) itaat ederseniz, hidâyet bulursunuz! Rasûle ait olan yalnızca apaçık tebliğdir!
Ahmet Tekin 'Allah’a itaat edin, kitabındaki hükümleri uygulayın. Rasulüne itaat edin, sünnetini uygulayın. Kitaptan ve sünnetten yüz çevirip, halkı istediğiniz istikamette yönlendirmiş olsanız bile, elçiye zarar veremezsiniz. Peygamberin sorumluluğu kendisine yüklenen tebliğ görevini yapmaktır. Sizin sorumluluğunuz da size emredilenlere itaattir.' de. Eğer Rasulullah’a itaat eder, tebliğine, teşriine, sünnetine uyup uygularsanız, doğru, hak yola girmiş, İslâm’da sebat etmiş olursunuz. Allah’ın Rasulüne düşen, yalnız apaçık bir tebliğdir.
Ahmet Varol De ki: 'Allah'a itaat edin; Peygambere itaat edin.' Eğer yüz çevirirseniz ona düşen kendine yüklenen size düşen de size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz hidayete erersiniz. Peygambere düşen apaçık bir tebliğden başka bir şey değildir.
Ali Bulaç De ki: "Allah'a itaat edin, Resûl'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir."
Ali Fikri Yavuz (Ey Rasûlüm), de ki: Allah’a itaat edin, Rasûl’e itaat edin. Eğer bunlara itaat etmekten yüz çevirirseniz, peygambere düşen ancak O’na yükletilen tebliğdir. Sizin üzerinize de, size yükletilendir (icabet etmektir). Eğer O’na itaat ederseniz hidayete erersiniz. Peygamber üzerine icab eden, ancak açık bir tebliğdir.
Ali Ünal De ki: “Allah’a itaat edin, Rasûl’e itaat edin.”Eğer itaattan yüz çevirirseniz, bilin ki Rasûl kendi vazifesinden, siz de kendi vazifenizden sorumlusunuz. Şu kadar ki, itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olur ve yanlışlardan korunursunuz. Rasûl’e düşen, Allah’ın dinini onda hiçbir gizlilik kalmayacak şekilde tebliğ etmektir.
Bayraktar Bayraklı De ki: “Allah'a itaat ediniz, Peygambere itaat ediniz! Eğer yüz çevirirseniz biliniz ki, onun görevi tebliğ vazifesini yapmak, sizin vazifeniz de sorumluluklarınızı yapmanızdır. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen, sadece apaçık bildirimde bulunmaktır.”
Bekir Sadak De ki: «Allah'a itaaat edin; Peygambere itaat edin.» Eger yuz cevirirseniz, bilin ki o Peygamber, kendisine yukletilenden ve siz de kendinize yukletilenden sorumlusunuz. Eger O'na itaat ederseniz dogru yolu bulursunuz, Peygambere dusen sadece, apacik tebligdir.
Celal Yıldırım De ki: Allah'a itaat ediniz, Peygamber'e itaat ediniz. Bununla beraber Yüzçevirirlerse, Peygamber'e gereken, kendisine yüklenilen (tebliğ ve irşâd)dır; size de kendinize yüklenen düşer. (Herkes kendine yükletilenden sorumludur). Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygamber'e gereken sadece açık tebliğdir.
Cemal Külünkoğlu De ki: “Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluk yalnız ona aittir; size yüklenen sorumluluk da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.
Diyanet İşleri (eski) De ki: 'Allah'a itaat edin; Peygambere itaat edin.' Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki o Peygamber, kendisine yükletilenden ve siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz. Eğer O'na itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz, Peygambere düşen sadece, apaçık tebliğdir.
Diyanet Vakfi De ki: Allah'a itaat edin; Peygamber'e de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamber'in sorumluluğu kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak), sizin sorumluluğunuz da size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygamber'e düşen, sadece açık seçik duyurmaktır.
Edip Yüksel De ki: “ALLAH’a ve elçiye uyunuz. Reddederseniz, o kendi görevinden sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, doğruyu bulursunuz. Elçinin tek görevi, mesajı açıkça bildirmekten ibarettir.“
Elmalılı Hamdi Yazır De ki Allaha itaat edin ve Resule itaat edin, yine dinlemezseniz artık onun üzerindeki ancak ona yükletilen, sizin üzerinize de size yükletilendir ve eğer ona itaat ederseniz hidayete irersiniz, Resulün üzerindeki ise ancak açık bir tebliğdir
Erhan Aktaş De ki: “Allah’a itaat edin. Rasul’e de itaat edin.” Eğer itaat etmezseniz, ona düşen yalnızca görevini yapmaktır. Size düşen ise sorumlu tutulduğunuz şeye uymaktır. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Rasul’ün üzerinde, mesajı açıkça iletmekten başka bir sorumluluk yoktur.
Gültekin Onan De ki: "Tanrı'ya itaat edin. Resül'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir."
Hakkı Yılmaz De ki: “Allah'a itaat edin, Elçi'ye de itaat edin.” Artık, eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki o'nun üzerine olan, sadece kendisinin yüklendiğidir. Sizin üzerinize de, size yüklenendir. Eğer Elçi'ye itaat ederseniz, kılavuzlandığınız doğru yola girersiniz. Elçi'nin üzerine olan da, sadece apaçık mesajı iletmektir.
Harun Yıldırım De ki: Allah'a itaat edin; Peygamber'e de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamber'in sorumluluğu kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak), sizin sorumluluğunuz da size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygamber'e düşen, sadece açıkseçik duyurmaktır.
Hasan Basri Çantay De ki: «Allaha itaat edin, peygambere itaat edin». Eğer yine yüz çevirib dönerseniz onun (peygamberin) uhdesine düşen ancak ona yüklenilen (vazıyfe-i tebliğ) dir. Sizin üstünüze düşen (vazîfe) de size yükletilen (itaat) dir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere âid olan (vazife) apaçık tebliğden başkası değildir.
Hayrat Neşriyat De ki: 'Allah’a itâat edin; Peygambere de itâat edin! Eğer yüz çevirirseniz artık ona (o peygambere) düşen, ancak kendisine yüklenen (tebliğ)dir; size düşen de size yüklenen (itâat)dir.' Eğer ona itâat ederseniz, hidâyete erersiniz. Peygambere düşen ise, ancak apaçık tebliğdir.
İbni Kesir De ki: Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin. Şayet yüz çevirirseniz bilin ki; o, kendisine yükletilenden, siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz. Eğer ona itaat ederseniz; doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen, apaçık tebliğden başkası değildir.
İskender Evrenosoğlu De ki: “Allah'a ve resûle itaat edin. Bundan sonra eğer dönerseniz (itaat etmezseniz), ona (resûle) düşen (sorumluluk) sadece ona yükletilen (tebliğ)dir.” Ve sizin üzerinize düşen (sorumluluk), size yükletilendir. Ve eğer ona itaat ederseniz, hidayete erersiniz. Resûlün üzerinde açıkça tebliğden başka bir (sorumluluk) yoktur.
Kadri Çelik De ki: “Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yine de yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yükletilen, sizin de sorumluluğunuz size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.”
Mehmet Ali Eroğlu (Nazikçe) de ki: "Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin." Yine eğer Üzerinize alınmayıp yüz çevirirseniz, peygamberin görevi ona yükletilendir Rızanızla sizin göreviniz de size yükletilendir. Yolu bulur, itaat ederseniz eğer Nitekim Resul'e düşen görev, sadece açık bir tebliğden başkası değildir.
Mehmet Okuyan De ki: “Allah’a itaat edin; Elçi'ye de itaat edin! Yüz çevirirseniz (onun sorumluluğu) kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak)tır; sizin (sorumluluğunuz da) size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. Ona itaat ederseniz, doğru yola ulaşmış olursunuz! Elçi'ye düşen, sadece apaçık tebliğdir.”
Muhammed Celal Şems De ki: “Allah’a itaat edin, Peygamber’e (de) itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse, bu (Peygamber) ancak yükümlü tutulduğundan sorumludur. Sizler (de) ancak yükümlü tutulduğunuzdan sorumlusunuz. Eğer ona itaat ederseniz, hidayete erersiniz. Peygamber’in görevi, ancak (mesajı) açık olarak ulaştırmaktır.
Muhammed Esed De ki: "Allah'a itaat edin ve Rasul'e itaat edin". Ve eğer (Rasul'den) yüz çevirirseniz (bilin ki) o yalnız kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacak, siz de yalnız kendi yükümlülüklerinizden sorumlu tutulacaksınız; ama eğer o'na itaat ederseniz doğru yola erişirsiniz. Ayrıca, Rasul'e düşen yalnızca (kendisine indirilen mesajı) açıkça duyurmaktır.
Mustafa Çevik 53-54 Ey Peygamber! Sen münafıklara savaşa çıkmak için, hazırlanın diye bir emir verecek olsan, emrine uyacaklarına dair, yemin üstüne yemin ederler. Sen onlara de ki: “Yemin etmeyin de yapmanız gerekenleri yapın, sizden istenenler Allah’ın istedikleridir. Unutmayın ki Allah yapıp ettiklerinizden haberdardır.” Ey Peygamber! Ayrıca onlara de ki: “Allah adına Peygamberinin yaptığı davete icabet edip, itaat edin. Şayet davetten yüz çevirip de itaat etmezseniz, iyi bilin ki böyle yapmakla Allah’a ve Peygamber’e hiçbir zarar vermiş olmazsınız. Peygamber tebliğ görevini yerine getirmekten sorumludur, sizin sorumluluğunuz ise O’nun davetine uymak ve dünya hayatınızı ona göre yaşamaktır. Böyle yaparsanız doğru olana kavuşmuş olursunuz. Peygamber’e düşen, Allah’ın indirdiklerini size tebliğ etmektir.”
Mustafa İslamoğlu De ki: "Allah'a itaat edin, dolayısıyla Rasul'e itaat edin!" Bundan böyle de, eğer (Rasul'den) yüz çevirecek olursanız, o ancak kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacaktır, siz de sadece kendi yükümlülüklerinzden sorumlu tutulacaksınız. Ama eğer onu izlerseniz, doğru yolu bulursunuz: Rasul'e düşense, yalnızca (kendisine indirileni) bütün açıklığıyla tebliğ etmektir.
Ömer Nasuhi Bilmen De ki: «Allah'a itaat edin ve Peygambere itaat edin.» İmdi eğer yüz çevirirseniz artık O'nun üzerine olan, (O'na) yükletilmiş olandır ve sizin üzerinize düşen de, size yükletilmiş olandır ve eğer O'na itaat ederseniz hidâyete erersiniz ve Peygamber üzerine (ait olan vazife) ise apaçık tebliğden başka değildir.
Ömer Öngüt De ki: “Allah'a itaat edin ve Peygamber'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki o peygamber kendisine yükletilenden, siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz. Ona itaat ederseniz, hidayete erer doğru yolu bulursunuz. Peygamber'e düşen sadece apaçık tebliğdir. ”
Şaban Piriş De ki: -Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, onun (yüklendiği) sorumluluk kendisine, sizin sorumluluğunuz da size aittir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Peygamberin görevi açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir.
Sadık Türkmen “Allah’a itaat edin, Rasûl’e itaat edin” de!.. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki, ona yüklenenin sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Rasûl’e düşen ancak apaçık bir tebliğdir.
Seyyid Kutub Onlara de ki, «Allah'a itaat ediniz, Peygambere itaat ediniz. Eğer bu çağrıya yüz çevirirseniz, biliniz ki, Peygamber kendi görevinden sorumlu olduğu gibi, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Peygambere düşen, sadece ilahi mesajı açık bir dille duyurmaktır.»
Suat Yıldırım De ki: "Allah’a itaat edin, Peygambere itaat edin! Eğer sırtınızı dönerseniz bilin ki peygamber kendi görevinden, siz de kendi yükümlülüğünüzden sorumlu olursunuz. Ama ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Yoksa, peygamberin görevi, açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir."
Süleyman Ateş De ki: "Allah'a itâ'at edin, Elçiye itâ'at edin." Eğer dönerseniz, ona gereken, kendisine yükletilen (duyurma görevini yapmak), size gereken de size yükletilen (itâ'at görevini yapmak)dır. Eğer ona itâ'at ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Elçiye düşen, sadece açık bir şekilde duyurmaktır.
Süleymaniye Vakfı De ki: “Allah’a boyun eğin, elçisine de boyun eğin.” Eğer yüz çevirirseniz elçiye düşen, kendine yüklenen görev, size düşen de size yüklenen görevdir. Ona boyun eğerseniz yola gelmiş olursunuz. Elçinin görevi, açık bir bildirimde bulunmaktan başkası değildir.
Tefhim-ul Kuran De ki: «Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yine de yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yükletilen, sizin de sorumluluğunuz size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.»
Ümit Şimşek De ki: Hem Allah'a itaat edin, hem Peygambere itaat edin. Yüz çevirirseniz, onun yüklendiği sorumluluk kendisine, sizin yüklendiğiniz de kendinizedir. Ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen ise açıkça tebliğden başka birşey değildir.
Yaşar Nuri Öztürk De ki: "Allah'a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz/yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir."